İşçi statüsü sanayi devrimiyle oluştu. Sosyal nitelikli politikalar için de bir başlangıç oluşturur bu dönem.
Korporasyonlar, loncalar, 18. yy ortalarına kadar meslek birlikleri.
Sanayi devrimine kadar, köle, çırak ya da kalfa var. Bunlar işçi sayılmaz.
Sanayi devrimi ardından ailece işçileşme başladı. Kadın ve çocukların emekleriyle de işler yapılabildiğinden ve bunları koruyan bir düzen olmadığından erkekler arasında da işsizlik başgöstermeye başladı.
1700 sonlarından 1800 ortalarına kadar bu sosyal adaletsizliklerle ilgili pek çok isyan yaşandı.
18. yy ortalarından itibaren İngiltere’den başlamak üzere sendikalar oluşmaya başladı.
Sanayi devrimi döneminde klasik liberal ekonomik anlayış hakimdi: “Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler.”
Hukuki eşitlik ve sözleşme serbestisi vardı. Güçlü işverenlere karşı güçsüz işçileri koruyan mekanizmalar yoktu.
İşveren tümüyle özgür bırakılmış, işçi katı bir şekilde disipline edilmiştir.
Robert Owen’ın çalışmaları öncü…
İlk işçi sendikaları, 1824 yılında koalisyon yasağının kaldırılmasıyla İngiltere’de kuruldu. İngiltere’de 1871′de, Fransa’da 1884′te sendikaların hukuki varlığı tanındı.
İş hukuku alanındaki ilk adım: 1802′de İngiltere’de dokuma sanayiinde çalışan çocuk işçilerin günlük iş sürelerini 12 saatle kısıtlayan kanun.
Sosyal politikaları etkilemiş başlıca olaylar:
- Dünya savaşları, 29 buhranı, hizmet kesiminin öneminin artması, örgütlerin güçlenmesi, farklı ekonomik modeller, demokrasilere geçiş, gönüllü kuruluşlar, güçsüzlerin hukuken korunması, yerel yönetimlerin önem kazanması, bilişimde gelişim, küreselleşme, kentleşme, çekirdek aile, toplu pazarlık, nüfusun yavaşlaması, işgücü hareketliliğinin yaygınlaşması.