6. Basit hata ve ondan kurtulma yolları


Bazen ne yapmak gerektiğini bilmediğimiz için doğru şeyi yapamayız. Bazen yanlış biliyoruzdur. Ama çoğunlukla yanlış bir şey yaptığımızda aslında gereken şeyleri doğru olarak biliyor olduğumuz halde, hata yapmışızdır.

Bir lise yazılısında, üniversite giriş sınavında ya da bir arkadaşlık ilişkisinde… Çocuğumuzu kendisine de zarar verecek şekilde şımartırken ya da yapmamamız gerektiğini bildiğimiz halde eşimizle yaptığımız bir kavgada sesimizi onunkini bastırmak için biraz daha yükselterek…

Bir sınavda yapabileceğiniz halde ufak bir hata yüzünden kaybettiğiniz soru olmadı mı hiç? Bu bölümde bu tür hatalardan kurtulma konusunu ele alacağız. Geçmişte kendi yaşadığım bir deneyimdi bu, şimdilerde kızımın hazırlandığı sınav için yine gündemimde. Basit hata adını kendi deneyimim sırasında bulmamıştım, kızımın hazırlık sürecinde kavramın adı oturdu.

Farkındalık

Sınavlarda bilgim dahilinde olduğu ve yapabilecek olduğum sorulardaki hatalarımın canımı yaktığını önceden beri hissettiğim olmuştu. Ama üniversitede bir vizede bu deneyimi o kadar acı yaşadım ki, hala aklımda.

Takım Tezgahları adlı bir dersti. Alman ekolünden bir hocamız vardı: Titiz, en ufak bir hata yüzünden tüm soruyu yok sayan… Tabi bu kadar titiz olduğunu acı bir şekilde öğrenecektim.

Dört soru sorulmuştu vizede. Dördünü de cevaplayabilecek bilgi seviyesindeydim. Dördünü de cevapladım. Çıkarken yüz bekliyordum, sonuç açıklandığında elli aldığımı gördüm. İki soru ufak tefek hatalarla dikkatsizliğimin kurbanı olmuştu.
Dikkatsizliğin acı maliyeti o kadar kristalleşti ki, aklımda parıldayan bir güdüleme anı haline geldi.

O zamanlar dikkatsizlik olarak yorumluyordum bunu. Kızımın sınav hazırlığı sürecinde birlikte yaptığımız çalışmalarda basit hata adını buldum.

İstek

Gördüğüm zarar çok netti. Bana bir kere değil, senelerdir sık sık zarar vermiş bir eksiklikti. Son zarar zihnimde kristalleşen bir etki yapmıştı.

Çok güçlü bir şekilde bu hatalardan kurtulmayı istiyordum.
Bu hatalardan kurtulma isteğimin gücü yanı sıra kurtulmamayı isteyen cılız da olsa bir karşı istek yoktu içimde.

İstekle ilgili sorun yaşadığımızda, bazen yeterince açık, kesin ve net istemiyoruzdur. Bazen de kesin ve net istediğimiz halde, içimizde bu duruma muhalif düşen bir de karşı istek vardır ve isteğinizin gücünü baltalar.

Bu dikkatsizlikten kurtulmak konusunda hem yeterince istekliydim hem de gizli ya da açık bir iç karşıt isteğim yoktu.

İnanç

Aşamalara inanırım. Göz açıp bitene kadar sağlanan başarılardan çok, adım adım ama kararlı bir şekilde ilerlenerek sağlanan başarılar hoşuma gider.

Hedef yolunda ulaşılan ara aşamaların da başarı olduğunu kabul ederim.

Aşamalı yaklaşıma olan inancım, dikkatsizlikten kaynaklanan hatalarımı belirgin şekilde ve hızla azaltacağıma dair inancımı da pekiştirdi.

Eğer dikkatsizlikten kaynaklanan hiçbir hata yapmaz hale gelmek gibi bir hedef koysaydım, bu hedefe inanmam zor olurdu. Çünkü çocukluğumdan beri bu tür hatalar yapagelmiştim. Bunların tamamen ortadan kalkacağına inanmam çok kolay olmayabilirdi.

Burada düşülebilecek iki tür tuzak var:

- Öyle mükemmel bir hedef koyarız ki, öyle bir mükemmellik mümkün değildir. Şaşar beşer demişler, hiçbir zaman hata yapmayan bir insan olmak mümkün değildir. İnsanüstü bir mükemmellik hedeflemişsek, bu hedef bizi kendi çabamızda yılgınlığa sürükleyebilir.

- İkinci tür hata ise, aşamalarla çalışmayı hedefsizliğe dönüştürmektir. Aşamaların arası yeterince zorlayıcı olmalı ve iki aşama arasında geçecek süre yeterince kısa olmalıdır.
Artık hiç hata yapmaz hale gelmeyeceğimi biliyordum bir anda. Ama güçlü bir atılım ve erken bir başarı da bekliyordum. Aşamalı bir başarı sağlayacağıma kesin olarak inandım.

Niyet

Bu konuda kafamda verilmiş bir karar olarak yapılandı niyetim. Hatalarımı belirgin ölçüde azaltmaya niyet etmiştim.

Yöntem

Dikkatsizlik sonucu yaptığım hatalara tam olarak eğilip niyetli bir şekilde sorunun üzerine gidince bana faydalı olacak yöntem neredeyse kendiliğinden kafamda belirdi:

Kontrol etmek için vakit ayırmak bana pek fayda sağlamıyordu. Çünkü zaten kendi yaptığım hatayı pek fark edemiyordum. Tekrar ederken de aynı hataya eğilimli oluyor ve kontrolden fayda sağlayamıyordum. Bunun üzerine ilk yapışta hatasız yapmaya özen göstermeye başladım.

Kısa sürede sınavlarda hatalar sebebiyle kaydettiğim puanlar azaldı.

Süreç

İlk yapışta hatasız yapmaya özen gösterme yaklaşımım sonraki yıllarda iyice yerleşti ve hayatımdaki pek çok alana yayıldı.

Yazmaya başladığımda da, elimden çıkan metinler ilk seferde istediğim kaliteye çok yakın olabiliyordu. Ama kısa süreli bir sınavdaki taktiklerle uzun süreli bir yazma çabasındaki taktiklerin aynı olması sözkonusu değildi. Büyük çaplı bir eseri ortaya çıkarırken ilk aşamada hatasız bir ürün ortaya koymaya çalışmak, işi çok uzatabilirdi. İlk seferde bir bütün olarak olabildiğince az hatalı bir metni ortaya çıkarabilmek gerektiği gibi, bunu görece kısa bir sürede yapmak gerekiyordu.

Böylelikle yazmanın biraz farklı bir taktik gerektirdiğini kabullenmiş oldum. Bir sınavdakinden farklı olarak hatalarımı düzeltmek için zaman ayırmam gerekiyordu. Ama bir sınavdakine benzer şekilde, yaptığım hatayı düzeltmek için baktığımda da göremeyebiliyordum. Bunun için de araya bir bekleme dönemi koymayı keşfettim. Yazdıklarımdan uzaklaşıyor, onları biraz unutuyor, tekrar baktığımda daha nesnel bir bakış açısı kullanabilir hale geliyordum.

Kendimde uyguladığım dikkatsizlikten kaynaklanan hataları en aza indirgeme sürecini, şimdi liselere giriş sınavına hazırlanan kızım için de uygulamaya çalışıyorum. Farkındalık oluşturmayı başardık. Üstelik bilgi seviyesi olarak çözmeye yeterli olduğu halde yanlış yaptığı ya da yapamadığı sorularla ilgili güzel bir tanım da bulduk: Basit hata. Bir şeyi yanlış biliyor olmak, bilmiyor olmak gibi sebeplerle yapılan hataları ortadan kaldırmanın yolu öğrenmektir. Ama bildiğiniz bir şeyi yanlış yapıyorsanız, bu basit hatadır.

Dersanedeki ilk birkaç ayında basit hata kavramını fark etmesi, bunu ortadan kaldırmayı istemesi ve kaldırabileceğine inanması, basit hata yapmamaya niyet etmesi sayesinde büyük bir atılım gerçekleştirdi ve ilk yeniden değerlendirmede iki kademe üst sınıfa, şubenin en iyi sınıfına geçmeyi başardı. Bunda tabii ki çalışmalarının da etkisi oldu ama deneme sınavlarında aldığı sonuçlardaki hızlı zıplamayı sağlayan basit hata konusundaki yaklaşımımız oldu.

İçselleştirme

Dikkatsizlikten kaynaklanan hatalarla ilgili olarak kendimi sürekli gözetim altında tutarım. Aslında genel olarak hatalarım hakkında bunu büyük ölçüde yapıyorum.

Bir şey kötüye gittiğinde, istediğim sonucu alamadığımda neyi yanlış yaptığımı araştırırım. Bunu bilinçli bir davranışın ötesinde neredeyse otomatik bir davranış haline getirdim. Yapmayabileceğim bir hata yaptıysam, bunun sebeplerini incelerim, düşünürüm. Tekrarlanmaması için ne yapmam gerektiğini bulup uygulamaya çalışırım.

Hata, kaçınamayacağım bir hata da olabilir. Eksik bilgi, deneyimsizlik gibi sebeplerle… Böyle bir eksiklik varsa, bunun adını koyup gidermek için ne yapabileceğime bakarım.

Hata yapmak sorun değildir. Önemli olan geri dönüşü olmayan büyük risklere kurban gitmemek ve aynı hataları tekrar tekrar yapmamaktır.

Eğer riski iyi hesaplamaz ve gözden çıkarabileceğinizi düşündüğünüzden daha fazla kayba elverişli bir duruma girerseniz, bu kritik bir hata olur. Ya da daha az riskli olan birtakım hataları yapmaktan çok fazla çekinmeyip sonra da ne olup bittiğine aldırmadan yolunuza devam ederseniz, bu da kritik bir hata olur. Çünkü aynı hatayı tekrarlayıp durursunuz.

Riski iyi hesaplayıp, boyunuzu aşan hatalara olasılık vermemek ama küçük hataları da yapmaktan çekinmemek gerekir. Önemli olan hatalarınızdan öğrenip kendinizi düzeltmenizdir.

Hiç hata yapmayan bir insan, hiçbir şey öğrenemez. Gelişme sağlayamaz.

Kişisel gözlem

Bilinçsiz yeterliliğe ilerleme sürecinde, her eksikliğin farklı adımları önem kazanabiliyor. Üstelik aynı eksikliği gidermeyi düşünen iki ayrı insan için de farklı aşamalar önem kazanabilir.

Basit hatadan kurtulma yolunda takılma olasılığınız en yüksek iki aşama benim düşünceme göre farkındalık ve içselleştirme.

Basit hataların kendisine ne kadar zarar verdiğini çoğu insan fark etmez. Bu konuda farkındalık oluşturabilen bir kişinin istek, inanç, niyet aşamalarında takılma riski pek yoktur. Basit hatalardan ve sürekli zararlarından bahsediyoruz: Bunlar kurtulmayı kesinlikle isteyeceğimiz kadar bize zarar verirler ve üstesinden geleceğimize rahatlıkla inanabileceğimiz kadar basittirler.

Basit hatalar konusunda bilinçli yetersiz konumuna gelen bir insanın da işi çok zor değildir. Basit hataları gidermenin çok basit ve evrensel bir yöntemi vardır: Yaptıklarını tekrar düşün ve hatalarını bul. Kendi yaptığın bu hatanın nasıl geliştiğini incele ve gerekli dersi çıkar. Bu, zor bir iş değildir. Yani bilinçli yeterli konuma gelmek için çok uğraşmak gerekmez.

İkinci büyük takılma noktası, bilinçsiz yeterli hale gelmek, yani süreci içselleştirmektir. Çünkü içselleştirmeyi sağlamak için kendinizi kırıcı olmadan eleştirmeyi ve hatalarınıza odaklanarak bunları iyileştirmeyi bir alışkanlık haline getirmeniz gerekir. Bu dengeyi sürekli olarak tutturabilmek ve kendi hatalarını incelemede sürekli ve kararlı bir uygulamacı olmak kolay değildir. 

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s